Bodrum, rutubet kokuyordu. Loş ışıkta görünen tek şey boş meyve kasaları, birkaç plastik su şişesi, bir iki çuval kömür ve eski bir koltuktu.
Çıkarken posta kutusuna baktı. Gazete gelmiş bile olsa bu saate kadar çoktan çalınmış olmalıydı. Keşke uyumasaydım diye geçirdi aklından.
Akşam televizyon karşısında da hep bu konuyu düşündü. Filmlerde bir parmak izinden bile suçlu bulunabiliyordu. Demek ki Cezmi bazı noktaları gözden kaçırıyordu. Karar verdi. Ertesi gün posta kutusunun yanından ayrılmayacaktı. Hem dağıtıcıya durumu bildirecek hem de gazeteyi alan kişiyi tespit edecekti. Zaten bu iş kendisini zannettiğinden çabuk yormuştu.
Sabah erkenden kahvaltısını yapıp apartman girişine indi. Evinden getirdiği sandalyesini duvara yaslayıp oturdu. Eline aldığı cinayet romanını okumaya başladı. Kitabın arasına not defterini de iliştirmişti. Apartmandan önce işe gidenler çıktı. Okula giden çocuklar da.
Her çıkan kendisine garip garip bakıyor, kimi selam veriyor, kimi de neden beklediğini artık tahmin ettiklerinden gülümsüyordu.Cezmi artık hırsızın arandığını bildiği için gazete çalmaktan vazgeçmiş olabileceğini de düşünüyordu.Vazgeçmemiş olsa bile bu işi çözmeye kararlı biri olarak posta kutusunun hemen karşısına oturmuş birinin gözüne baka baka da gazeteyi alacak kadar cesaretli olamazdı ya. Öğle olmuştu ve gazete henüz gelmemişti. Cezmi de beklemekten iyice sıkılmıştı artık. Hırsızı hemen bulmanın daha pratik bir yolu olmalıydı elbette. İllaki o gazeteyi okuyacak değildi ya bu hırsız?
Hemen apartmanın dışına çıkıp yan dükkandan bir gazete aldı.Posta kutusunun üzerine bıraktı.Zekice hareket etmesi gerektiğinin farkındaydı.Sandalye de oturmak iyi bir fikir değildi zaten.Apartmanın dış kapısına çıktı.İçerden gelen her hangi bir ayak sesinde hemen kapıyı açacak ve hırsızı suçüstü yakalayacaktı.Dışardan girenler olduğunda da bir iki dakika bekleyip içeri girip kontrol edecekti, mutlaka bir açık verecekti bu hırsız. Akşama kadar bekledi. Her girenin çıkanın ardından posta kutusuna bakmaktan boynu ağrımış, ayakta durmaktan da dizlerinde derman kalmamıştı. Beşten sonra arkadaşı Doğan geldi.
Apartman kapısının önünde bekleyen arkadaşıyla selamlaşıp sordu:
“Hayırdır Cezmi, birini mi bekliyorsun?”
Cezmi gururla bedenini dikleştirdi. Arkadaşının gözünün içine bakarak cevapladı:
“Şu senin hırsızı bekliyorum, gazete bıraktım içeriye, bakalım kim alıyormuş? Bir iki saate kadar öğrenirim, merak etme…”
Doğan gülmeye başladı:
“Hay Allah, ben sana söylemeyi unuttum, dün gazeteyi aradım, durumu bildirmek için.”
Cezmi heyecanlanmıştı. Gözlerini iyice açıp sordu:
“Güldüğüne göre bir şey öğrendin ha? Yoksa dağıtımcı işi mi bırakmış Doğan?”
“Yok, arkadaşım yok, benim aboneliğim bitmiş, o yüzden gazete getirmiyorlarmış. Ben de tabi çalındığını sanıp seni de yordum.”
Cezmi “Önemi yok” diye yanıtladı. Keşke gazete bayisini aramakla işe başlasaydım diye geçirdi aklından. Birlikte merdivenleri çıkarken Cezmi, posta kutusuna son bir kez daha baktı,bir daha bakmamak üzere kendi kendine yemin ederken.Sonra derin bir iç çekti, iyi ki arşiv memuru olmuştu, dedektiflik yorucu bir işti çünkü.
Enfes.NET :
06-22-2005 Tarihinde yayın hayatına başlamıştır. Web Sitemiz Google aramalarında ; aşk, aşk sözleri, fotoğraflar, gül resimleri, maniler, mesajlar, aşk mesajları, aşk şiirleri, aşk hikayeleri, şarkı sözleri, güzel sözler, öpüşme, saç şekilleri, öpüşme şekilleri,diyet, güzel resimler, video izle, ev dekorasyon, yerli diziler, moda, sinema, sağlık, diyet, egzersiz, astroloji, rüya yorumları, rüya tabirleri, fıkralar, cinsellik, erkek moda, 2007 moda, 2008 moda, abiye, cam balkon, katlanır cam, barkod, patent, marka, cam balkon sistemleri gibi aramalara öncülük eden kaliteli bir web sitedir. Sitemizin içerikleri gelen talepler üzerine düzenlenip güncellenmektedir. Son Güncelleme : 26.08.2008 Saat
15:26:58 dır.