03 Aralık 2008 Çarşamba 07:00  Cil Çatlakları Ve Sorunları İçin Öneriler 14:02:55  Menepoz Ve Kısırlıkta Büyük Gelişmeler 13:55:26  2009 Kış Modasının Bilinmeyenleri 13:50:30  Ebru Gündeşden İlginç Açıklamalar 13:37:02  Lahana Yağı Ve Lahana Hapı Yararları 02:06:12  Kadınlara Erkekler Soruldu :) 02:04:16  Burçlar Ve Bilinmeyen Yönleri 02:02:16  Burcunuzun Şarkısı :) 02:00:32  En Kolay Zayıflama Yöntemleri 01:59:03  Hangi Doğum Sağlıklı 01:55:26  
 Çok Okunanlar
 Cil Çatlakları Ve Sorunları İçin Öneriler  Ebru Gündeşden İlginç Açıklamalar
 Menepoz Ve Kısırlıkta Büyük Gelişmeler
 2009 Kış Modasının Bilinmeyenleri
 Çok Yorumlananlar
 Ebru Gündeşden İlginç Açıklamalar  2009 Kış Modasının Bilinmeyenleri
 Menepoz Ve Kısırlıkta Büyük Gelişmeler
 Cil Çatlakları Ve Sorunları İçin Öneriler
Buluşma

Buluşma


Sabahın ilk ışıklarıyla uyandım. İçim içime sığmıyordu. Gözümü açtığım andan itibaren onu düşünmeye başlamıştım. Onunla üniversite sınavlarına hazırlanırken tanışmıştık. Aynı dershanedeydik. Onu çok seviyordum ama bir o kadarda utanıyordum. Sınıflarımız aynı olmasına rağmen ona aşkımı ilan etmem sene sonunu bulmuştu. Pek fazla aşkımızın heyecanını yaşayamadan ayrıldık çünkü ikimiz farklı şehirleri kazandık ve ayrılmak zorunda kaldık, ama ayrılığımız sadece maddeseldi, ruhen hep birlikteydik. Her an birbirimizi düşünüyorduk. Telefonla konuşuyorduk.


Ve uzun ayrılık gecelerin ardından her gece yastığımda kokan kız gelmişti. Bugün öğlen saat 14:30 gibi bir zamanlar hep buluştuğumuz cafede buluşacaktık. Kahvaltımı ederken sürekli dalan gözlerimdeki hayal oydu. Çatalın yansımasında, çay kaşığının çıkardığı şıngırtıda hep o vardı. O hatırıma geldikçe içim ürperiyordu. Sarhoş gibi oluyordum, içimdeki zindanlara ışık giriyordu. Sanki bir bulut bana el vermişti, geziyorduk okyanusların üstünde.

Onun yokluğunda bir nebze daha soğuk geçen geceler boyunca, ona kavuştuğum gün ona ne gibi bir sürpriz yapabileceğimi düşünmüştüm. Dün gece ise aklıma gelen fikirleri bir mukayese edince hiç birisinin aslında aradığım sürpriz olmadığını fark ettim. Çiçekler, hediyeler, güzel sözler, şiirler… Hiç birisi benim içimdeki özlemi, bekleyişin zakkum zehrini anlatmaya, beni rahatlatmaya yetmiyordu. Kahvaltı boyunca ona çok özel bir sürpriz yapmayı düşündüm fakat aklıma bir şey gelmedi. Bu nedenle klasik yöntemlere başvurmakta karar kıldım.

Aceleyle kahvaltı masasını toparlarken gün boyu yapacaklarımı bir kez daha zihnimden geçirdim. Hazırlanmak için odama geçtim, hazırlanırken dinlemek için bilgisayardan müzik açtım. Ben hazırlanırken fonda çalan müzikler, hareketli, muzip ve neşe dolu ezgilerdi. Giyeceğim kıyafeti günler öncesinden belirlemiş, yıkamış, ütülemiştim ama o sabah ona daha güzel nasıl görünürüm diye bir telaş kapladı içimi. Bu yüzden bütün gardırobu yere döktüm. Oluşan kıyafet yumağından en güzel kombinasyonu hazırladım. Neredeyse bir yıldır yüz yüze görüşemiyorduk ve şimdi onun karşısına en güzel halimle çıkmak için can atıyordum. Giyeceklerimi seçtikten sonra dişlerimi fırçalamak, saçlarımı yapmak ve o gün için özel olarak aldığım numaralı lenslerimi takmak için banyodaki puslu aynanın karşısına geçtim. Aynada onu ve ona dair anıları görüyordum. Onunla geçen güzel günleri, hasretinin bedenleşmiş halini, çektiğimiz acıları görüyordum.

Fonda çalan oynak ezgilerle birlikte birde ıslık tutturdum. Keyifle saçlarımı yaptım, dişlerimi fırçaladım. Hazır olduğumdan emin olunca evden çıkmadan önceki rutin kontrolümü yaptım.

Anahtarım, param, telefonum, kimliğim…

Hepsinin yanımda olduğundan emin olunca evden ayrıldım. Tam kapıyı kilitlerken, heyecandan bilgisayarı açık unuttuğumu fark ettim. Bilgisayardan yükselen acıklı balkan havasına biraz kulak verdikten sonra, hırsızlara karşıda bir koruma olur diye, hem de kapının kilidini açıp içeri girmekten üşendiğimden bilgisayarı açık bırakıp asansöre bindim.


İlk iş bakkaldan bir kaç naneli sakız almaktı. Zira nefesimin kötü kokmasını istemezdim. Mahallemizin bakkalı ufak tefek bir dükkandı. Penceresinden ince bir ışık sızıyor, havadaki tozları ifşa ediyordu. Suntadan çakma raflara muşambalar örtülmüş, muşambaların üstünde sakızlar, cipsler, çikolatalar dizilmişti. Bakkalın sahibi hacca gitmeden hacı olanlardandı. Mahalleli takmıştı ona bu ismi. Yaşlılığından mıdır, yoksa her daim başında duran yeşil takkesinden midir bilinmez. Bakkala girdiğimde içinden, geldi gene mendebur dediğinden emindim. Yinede yalancı bir tebessümle karşıladı beni. Birkaç sakız alacam, nanelisi var mı dedim. Sakız ufak paraydı, pek mutlu olmadı tabi. Bu yüzden sanırım, biraz sertleşmiş bir ses tonuyla işte önünde görmüyon mu dedi. Süt kabını yere boca etmiş bir kedi gibi birkaç tane aldım, parasını verdim. Tam bakkaldan çıkmaya yeltenmişken, dayanamayıp Hacı Dayı, o geldi, onunla buluşacağım dayı dedim.Hacı Dayı rahatsız edici bir gülümseme ile gözün aydın dedi. Küfredermiş gibi sağolasın Hacı Dayı diyip bakkaldan ayrıldım.Bakkaldan çıkar çıkmaz ağzıma bir çiklet aldım. Genzimi yakan tadından rahatsız olsam da sevdiğim için katlanılmayacak bir rahatsızlık değildi.

İkinci iş olarak ana caddedeki çiçekçiye uğrayıp onun en sevdiği çiçek olan papatyalardan bir buket aldım. Çiçekçimiz duvarları beyaz mermer kaplı pırıl pırıl bir dükkandı. Dükkanın ön ve yan tarafı camla kaplıydı, hele birde o öğlen güneşinde, dükkanın içinde gözlerin kamaşıyor, burnunun ucunu göremiyordun. Sıra para çiçeklerin parasını ödemeye geldiğinde, pek ekonomik zevkleri olduğu için ona bir kez daha aşık oldum. Aslında her gün ortalama altı kez ona yeniden aşık oluyordum.
Çiçekçiye heyecanlı, kısık ve bir parçada utanan bir ses tonuyla sevgilim uzaklardan geldi, ona alıyorum bunları dedim. Hadi ya çok sevindim diye cevap verdi. Sağolasın abi diyip çiçekçiden çıktım.

Sıra en önemli şeye gelmişti, Ona alınacak ufak bir hediye. Yüzük almam pek bir manidar olur diye bir kolye almaya karar verdim. Birbirine sarılmış iki sevgilini ortasında mavi taştan bir kalp olan bir kolye aldım. Sevgilim geldi uzaklardan, bir hediye paketi yapar mısınız dedim utanarak. Hay hay efendim dedi tezgahtar kız. Üstünde kırmızı yapışkan fiyonklardan olan, siyah bir hediye paketi yaptı.

Şimdi cebimde güzel bir hediye, ellerimde çiçekler ve ağzımda naneli sakız buluşacağımız yere doğru yol alıyordum. Buluşacağımız yere yaklaştığımı fark edince ağzımdaki sakızı attım. Saatime baktım, görünüşe göre geç kalmıştım. Zira hediyecide çok zaman kaybetmiştim, uyuşuk tezgahtar kız hediye paketini bir türlü yapamamıştı. Kıza okkalı bir şekilde küfür ederken adımlarımı hızlandırdım.

Buluşacağımız cafenin önüne gelince, onun içeride oturduğunu gördüm. Cafe sarılı mavili dekorasyonu ile insanın içini açıyor, neşe ve sevinç veriyordu. Ama nedense içimi bir telaş kapladı. Heyecanlanmıştım.

Bütün cesaretimi topladım, içeri girdim. Beni görünce çok sevindi, gözlerinin içi gülüyordu. Benim içimse kıpır kıpırdı, heyecan ve sevinç harman olmuştu içimde. Aşk mertebesinin doruğuna yürüyordum.

Birbirimize doğru yaklaştık, elimdeki çiçeği ona verdim. Kokladı, çok teşekkürler aşkım dedi. İkimizde gülüyorduk, bir müddet gülüştük. Gözlerinin içine anlamla ve aşkla baktım. O an durdu dünya.

Neden sonra titreyerek kendime geldim. Aniden olanca gücümle yüzüne sert bir tokat patlattım. Ne olduğunu anlayamadan, çiçekleri elinden zorla aldım. Tam gözleri dolacakken sırtımı dönüp cafeden çıkıp gittim.

Çiçekleri çöpe attım, hediyeyi aldığım paranın üçte ikisine sattım, sakızları sokakta oynayan çocuklara dağıttım.

Ve hiç pişmanlık duymadım.

Çünkü bir aşktan, bir buluşmadan beklediğim şeyi, heyecanı, telaşı, yürek çarpıntısını, ayrılık acısını ve sonunda kavuşmayı elde etmiştim. Bundan sonrası beni pek ilgilendirmiyordu.

Sonraları benim için “o bir ruh hastası” demiş.

Şimdi söyleyin ben ruh hastası mıyım ?




Tarih:2008-08-16         Hit: 147

Enfes.NET Alt Menü

Evlilik Dersleri | Aşk Testi | Aşk Resimleri | Gül Resimleri | Aşk Dizeleri | Mesajlar | Şiirler | Aşk Sözleri | Aşk türleri | Aşk Dersleri | Felsefi Sözler | Ata Sözleri | Günaydın Mesajları | Maniler | Özür mesajları | Küfürlü Mesajlar | Teklif Mesajları | Yalnızlık Mesajları | Geçmiş Olsun Mesajları | Nefret Mesajları | Kutlama Mesajları | Asker Mesajları | Komik Mesajlar | Babalar Günü Mesajları | Anneler Günü Mesajları | Sevgililer Günü Mesajları | Yıl Dönümü Mesajları | Doğum Günü Mesajları | Ayrılık Mesajları | Dostluk Mesajları | Anlamlı Sözler | Aşk Mesajları | Galatasaray Mesajları | Kandil Mesajları | cam balkon | Aşk | Sevgi Mesajları | Sitem Mesajları | Enfes Script | Öpüşme | Öpüşme Şekilleri | Saç Modelleri | Saç Bakımı | Yeni Yıl makyaj Trendleri | Aşk Videoları | Aşk Şiirleri | Makyaj Hileleri | Cilt Bakımı | Gelin Saçı | Güzel Sözler

| Sohbet Odaları | Chat |
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Günün Resmi
Masa Üstü Resimleri
 Son Eklenen 5 Video
Burhan Altıntop ve Komşusu
Sertab Erener Hayat Beklemez
Mematinin Türküsü Kurtlar Vadisi
Mustafa Uluköylü Aşk Şiiri
Son Eklenen 5 Resim
Galatasarayi resmi
Masa Üstü Resimleri
Aşk Kokan resim
Cici bebek
Güzel Bebek
Iletisim | Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle
Enfes.NET : 06-22-2005 Tarihinde yayın hayatına başlamıştır. Web Sitemiz Google aramalarında ; aşk, aşk sözleri, fotoğraflar, gül resimleri, maniler, mesajlar, aşk mesajları, aşk şiirleri, aşk hikayeleri, şarkı sözleri, güzel sözler, öpüşme, saç şekilleri, öpüşme şekilleri,diyet, güzel resimler, video izle, ev dekorasyon, yerli diziler, moda, sinema, sağlık, diyet, egzersiz, astroloji, rüya yorumları, rüya tabirleri, fıkralar, cinsellik, erkek moda, 2007 moda, 2008 moda, abiye, cam balkon, katlanır cam, barkod, patent, marka, cam balkon sistemleri gibi aramalara öncülük eden kaliteli bir web sitedir. Sitemizin içerikleri gelen talepler üzerine düzenlenip güncellenmektedir. Son Güncelleme : 26.08.2008 Saat 15:26:58 dır. Eğlence