Yıllar öncesiydi. 2. sınıfı bitirdiğimin yazıydı. Sabah erkenden uyanmıştım. İçim içime sığmıyordu. En güzel kıyafetlerimi giyinmiştim. Günler öncesinden babamla birlikte hazırladığımız şeker pembesi uçurtmam kapının yanında duruyordu. Saat 7’yi vurduğunda babamın uyanması gerektiğini anlamıştım. Öyle heyecanlı öyle heyecanlıydım ki… Bir an önce uçurtmamı alıp göklere ve güneşe merhaba deme isteği içimde dolup taşıyordu. Ama sonra bir korku uyanmıştı içimde: Ya uçurtmamın ipi koparsa… Babamın elini tutmuş, birlikte şenlik alanına gidiyorduk. Yanımızdan geçen hemen hemen tüm çocukların elinde rengârenk uçurtmalar vardı. İçimdeki heyecan-sevinç karışımı duygu her attığımız adımla beraber biraz daha artıyordu. Yaz tatiliydi, teyzemlerdeydik. O gün teyzemlerin kasabasında bir uçurtma şenliği vardı. Şenliğin olduğu alana ulaştığımızda, alanın tıka basa dolu olduğunu görmüştüm. Şekerciler, baloncular, simitçiler bir şeyler satabilmek için avaz avaz bağırıyorlardı. Şenlik alanında heyecanlı olan bir tek ben değildim. Yaşlı bir amca uzunca bir konuşmadan sonra düdüğünü çaldı ve hemen hepsi benim yaşlarımda olan çocuklar uçurtmalarını havalandırdılar. Gökyüzü artık tam bir renk cümbüşüydü. Bir uçurtmanın çıtası kırılmış, uçurtma olduğu gibi çimenli alana düşmüştü. Üzerinde tıpkı gökyüzündeki uçurtmalar gibi rengârenk çiçekler bulunan çimenli alana… Biraz sonra, benden birkaç yaş daha küçük olduğu görünen bir çocuğun elinden, uçurtmasının ipi kayıp gitmişti gökyüzüne. Sonsuzluğa uzanan elleri bomboş kalmıştı çocuğun. Uçurtma sabırsızlanmıştı anlaşılan. Ve birleşmek istemişti bir an önce masmavi gökyüzüyle. Çocuk ağlayarak annesine ve uçurtma ise olanlardan habersiz gülücükler saçarak mavi gökyüzüne koşmaktaydı. Ama eğer uçurtma bilseydi çocuğun bu kadar üzüleceğini, kayıp gider miydi minicik ellerinden çocuğun? Bırakır mıydı onu? Benim uçurtmam güneşin ışıklarıyla parıl parıl parlıyordu. En yükseğe çıkan uçurtma benimki olmalıydı. Bugün bile ne zaman bir uçurtma görsem o günkü kadar heyecanlanırım. Uçurtmamla bir bütün olmuştuk sanki. Onunla beraber ben de uçuyor, oyükseldikçe ben de yükseliyordum. Ve ben yükseldikçe sanki daha bir özgürleşiyordum. Sanki tüm insanlardan, dünyanın çirkinliklerinden, rengârenk çiçeklerinden koptukça kopuyordum. Güneşe uzatıyordum elimi, onun sıcaklığını duyuyordum, sevgisini hissediyordum. Bulutların birinden diğerine atlıyorduk uçurtmamla… Öyle mutlu öyle mutluydum ki; neler olduğunu bir an için anlayamamıştım. Bulutlar uzakta kalmıştı, güneşin sıcaklığını duyamıyor, sevgisini hissedemiyordum. Artık yükselmiyor, düşüyordum. Ayaklarımın yerde olduğunu hissettim. İnsanlar geri geldi birer birer. Yeniden şenlik alanındaydım… Başımı yukarıya, gökyüzüne kaldırdım. Biraz evvel uçurtmamla beraber oynadığımız gökyüzüne… Ve sonra gözlerimden iki damla yaş süzüldü. Babamla beraber yaptığımız uçurtmamın ipi kopmuştu. Şimdi bensizdi. Ben de onsuz. Şimdi o tek başına gökyüzünde süzülüyordu sakince. Ve ben, ellerimden uçup giden ve giderken de masum,
Enfes.NET :
06-22-2005 Tarihinde yayın hayatına başlamıştır. Web Sitemiz Google aramalarında ; aşk, aşk sözleri, fotoğraflar, gül resimleri, maniler, mesajlar, aşk mesajları, aşk şiirleri, aşk hikayeleri, şarkı sözleri, güzel sözler, öpüşme, saç şekilleri, öpüşme şekilleri,diyet, güzel resimler, video izle, ev dekorasyon, yerli diziler, moda, sinema, sağlık, diyet, egzersiz, astroloji, rüya yorumları, rüya tabirleri, fıkralar, cinsellik, erkek moda, 2007 moda, 2008 moda, abiye, cam balkon, katlanır cam, barkod, patent, marka, cam balkon sistemleri gibi aramalara öncülük eden kaliteli bir web sitedir. Sitemizin içerikleri gelen talepler üzerine düzenlenip güncellenmektedir. Son Güncelleme : 26.08.2008 Saat
15:26:58 dır.